Yazar: Erdem Belge

Sosyal medyada Kızılay’ın kan bağışçısı gönüllülerine verdiği altın madalyaların gerçek altın içermediği ve “sahte madalya” olarak değerlendirildiği yönünde bazı iddialar dolaşıyor. Bu spekülasyon, gönüllü bağışçılara verilen ödüllerin “Kızılay madalyaları sahte mi?” algısını yaratmaya çalışsa da, Kızılay’ın verdiği madalyaların manevi değeri yüksek birer onur nişanı olduğunu gözden kaçırıyor. Kızılay’ın altın madalyaları, 925 ayar gümüş üzerine altın kaplamadır ve bağışçıların emeklerini yüceltmek amacıyla verilmektedir. Kızılay’ın Bağışçılar İçin Verdiği Madalyaların Özellikleri Kızılay, kan bağışında bulunan gönüllüleri onurlandırmak için 18 Nisan 2012’de yürürlüğe giren ve 30 Mayıs 2023’te revize edilen Madalya Yönetmeliği’ne göre altın, gümüş ve bronz madalyalar sunar. Bu madalyalar, bağışçıların değerli katkılarını…

Daha Fazla Oku

Sosyal medyada, Türkiye’nin insan kanı ihraç ettiği yönünde çeşitli iddialar gündeme geliyor. Bu iddialar, 3002 GTİP (Gümrük Tarife İstatistik Pozisyonu) kodu üzerinden yanlış bir yorumla ortaya atılmakta. Ancak, 3002 GTİP kodu kapsamına bakıldığında, Türkiye’nin kan ihracatı iddialarının asılsız olduğu ve ihracatın insan kanı ile hiçbir ilgisi bulunmadığı net bir şekilde anlaşılıyor. Türkiye’nin yaptığı ihracat, yalnızca tıbbi amaçlı medikal ürünler ve bağışıklık sistemini destekleyen immünolojik ürünleri kapsıyor. Sosyal Medyada Ortaya Atılan İddialar ve Yanıltıcı Algılar Türkiye’nin kan ihraç ettiği iddiası, sosyal medyada belirli hesapların yaptığı bazı paylaşımlarla gündeme gelmiştir. Bu hesaplar, Türkiye’nin 3002 GTİP kodu altında insan kanı ihraç ettiğini öne…

Daha Fazla Oku

Son dönemde bazı kaynaklarda, “Ankara 17. Ağır Ceza Mahkemesinin Genelkurmay Çatı Davasında, Yurtta Sulh Konseyi’nin var olmadığına karar verdiği” yönünde iddialar yer alıyor. Ancak bu iddialar gerçeği yansıtmıyor. Mahkeme, ‘Yurtta Sulh Konseyi’nin varlığına dair açık tespitlerde bulunmuş ve Yargıtay da bunu destekleyen bir karar açıklamıştır. Bu yazıda, mahkeme kararının detaylarını, Yargıtay’ın değerlendirmelerini ve Yurtta Sulh Konseyi yokmuş iddiasının neden doğru olmadığını inceleyeceğiz. Ankara 17. Ağır Ceza Mahkemesi’nin Kararında Yurtta Sulh Konseyi Tespitleri Ankara 17. Ağır Ceza Mahkemesi, Genelkurmay Çatı Davasında, 15 Temmuz darbe girişiminde bulunan ve kendilerini ‘Yurtta Sulh Konseyi’ olarak adlandıran bir grup olduğuna dair açık tespitlerde bulunmuştur. Mahkemenin…

Daha Fazla Oku

Son günlerde Meclis’teki araştırma önergelerinin “AK Parti-MHP oylarıyla reddedildiği” iddiaları gündemde geniş yer buluyor. Muhalefet partileri, bu ret kararlarını sıklıkla “Hükümet bazı bilgileri kamuoyundan saklıyor” şeklinde yorumlarken, özellikle sosyal medya bu konuda çeşitli algı çalışmalarıyla dolup taşıyor. Ancak Anayasa’nın 138. maddesi yargı bağımsızlığı ilkesine vurgu yaparak, Meclis’in araştırma önergelerini reddetmesinin yargı sürecine müdahale riskini azaltabileceğini işaret eder. Bu yazıda, Meclis önergelerinin reddi, Anayasa’nın 138. maddesi, geçmiş örnekler ve AK Parti-MHP önergeleri reddetti iddiasının arka planını inceleyeceğiz. Anayasa’nın 138. Maddesi Nedir ve Önergelerin Reddini Nasıl Etkiler? Anayasa’nın 138. maddesi, yargı bağımsızlığını koruma altına alarak hiçbir kurum, organ ya da makamın yargıya…

Daha Fazla Oku

Son günlerde bazı basın organlarında, “terörle ilişkili bir kişiye Kızılay engelli maaşı verdi” yönünde iddialar ortaya atıldı. Ancak Kızılay tarafından yapılan açıklamalar, bu iddiaların gerçeği yansıtmadığını ortaya koyuyor. Türkiye’de Kızılay’ın “engelli maaşı” adı altında bir yardımı bulunmuyor ve bu iddialar tamamen yanlış bilgilendirmeye dayanıyor. Kızılay, sadece Avrupa Birliği fonlarıyla yürütülen Sosyal Uyum Yardımı (SUY) projesinin bir uygulayıcısı olarak görev yapıyor. Bu yazıda, Kızılay’ın projedeki rolünü ve engelli maaşı iddialarının gerçeğini ayrıntılarıyla ele alacağız. Kızılay engelli maaşı iddiaları, göçmen yardımları konusunda yanlış bir algı oluştururken, Kızılay’ın rolü ve Avrupa Birliği’nin finanse ettiği Sosyal Uyum Yardımı projesine dair yanlış bilgilendirmeye yol açıyor.…

Daha Fazla Oku

Son dönemde bazı çevreler Türkiye’de yeşil alanların azaldığı iddiasını gündeme getiriyor. Ancak Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada bu iddiaları net bir şekilde yalanladı ve Türkiye’nin yeşil alanlarının arttığını vurguladı. Yumaklı, 21 yıllık süreçte Türkiye’nin orman alanlarının 2,6 milyon hektar artarak toplamda 23,4 milyon hektara ulaştığını belirtti. Orman yangınlarından zarar gören bölgelerin ise milyonlarca fidan ve tohum ile yeniden yeşillendirildiğini ekledi. Türkiye’de yeşil alanlar azalıyor mu sorusuna yanıt olarak Bakan Yumaklı’nın açıklamalarını ve resmi verilere dayanan detayları ele alıyoruz. Bakan Yumaklı’nın Paylaşımında Türkiye’de Orman Alanlarının Genişlemesi Bakan İbrahim Yumaklı, “Türkiye’de yeşil alanlar azalıyor” iddialarına sosyal…

Daha Fazla Oku

Bazı basın yayın organlarında, “Türkiye’nin BRICS’e üyeliği Hindistan tarafından engellendi” şeklinde iddialar ortaya atıldı. Ancak bu iddialar doğru değil. Rusya’ya bağlı Tataristan Cumhuriyeti’nin başkenti Kazan’da düzenlenen BRICS Zirvesi’ne Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da katılmıştı; fakat zirvede Türkiye’nin veya başka ülkelerin BRICS üyeliği gündeme gelmedi. Genişletilmiş Liderler Oturumu’nda BRICS topluluğunun genişlemesiyle ilgili herhangi bir tartışma yapılmadı. Dolayısıyla, Hindistan’ın Türkiye’nin BRICS üyeliğine engel olduğu iddiaları tamamen asılsızdır. Türkiye’nin BRICS üyeliği iddiaları, toplumda yanlış bir algı oluşturarak dış politikaya dair yanlış anlaşılmalara yol açabilir. Bu yazıda, bu iddiaların neden asılsız olduğunu ve BRICS zirvesinin gerçek gündemini ele alacağız. Türkiye’nin BRICS Üyeliği Hakkında Yanıltıcı…

Daha Fazla Oku

Son günlerde sosyal medya platformlarında, “TUSAŞ’taki hain saldırıya destek veren şahıs TEİ/TUSAŞ’ta 6 ay staj yapmış” şeklinde yanıltıcı bir iddia dolaşıyor. Ancak, bu iddiaların gerçeği yansıtmadığı, TUSAŞ ve TEİ tarafından yapılan açıklamalarla netlik kazanmış durumda. Bahsi geçen şahsın, iddia edildiği gibi TUSAŞ ile herhangi bir bağlantısı bulunmamaktadır ve şahıs TUSAŞ yerleşkesinde hiçbir zaman bulunmamıştır. Bu tür yanlış iddialar, toplumda infial yaratma potansiyeline sahip olduğu için konuya dair doğru bilgilere ulaşmak önem taşır. Bu yazıda, TUSAŞ’taki hain saldırı iddiaları ve TEİ bağlantısına yönelik gerçekleri ele alarak, olayın aslını açıklığa kavuşturacağız. TUSAŞ ve TEİ Bağlantısı Olduğu İddia Edilen Şahıs Hakkında Gerçekler Sosyal…

Daha Fazla Oku